|
|
![]() |
|||
|
Cano Dilenci kız Boğaz köprüsü Davetiye
|
Cano Çalsan cennetin kapısını, Almazlar seni içeri Cano. Görücü usulü ile evlenmişsin. Kocana ihanet etmişsin. Çalsan cennetin kapısını, Almazlar seni içeri Cano. Yıkılası törelere karşı gelmişsin. Ama... Gerçek sevdiğine erememişsin. Çalsan cennetin kapısını, Almazlar seni içeri Cano. İmamı kandırmış, nikahta yalan söylemişsin. Sevmediğin birine seviyorum demişsin. Çalsan cennetin kapısını, Almazlar seni içeri Cano. Gerd eğe girip, hamile kalmışsın.Çocuk yerine çile doğurmuşsun. Çalsan cennetin kapısını, Almazlar seni içeri Cano. Katlanırım, unuturum onu demişsin. Olmamış, olmazdı da yanılmışsın. Çalsan cennetin kapısını, Almazlar seni içeri Cano. Çünkü sen çok sevmişsin. Onu, onu yaratanı ve Dünyayı. Boğaz köprüsü Terk etme beni ne olur. Biliyorum suçluyum. Bırakıp gitme yalvarıyorum. O naleti birdaha içmeyeceğim!. ---Sen ''Rakı dan, Biradan Votkadan, Vazgeçemezsin '' Kararlı adımlarla Gidiyorsun ve geri dönmeyecekmisin? Okay! g i t ! Bir daha ya görü şürüz.Bambaşka olaca ğım,kıskanacaksın,Yalvaracaks ın fakat bu defa benseni, affetmeyeceğim... ........................İş yerinde -Merhaba Ömer, ne haber? İyiyim İsmail abi sağ ol. - Sen nasılsın?-Moralin bozuk gibi? Sorma Sevda beni terketti. -Takma kafani. -O sana geri döner, -O sensiz yapamaz. Abi,bu gidisi kötü idi… Yarin görüsürüz İsmail abi iyi akşamlar.İnşallah hemşerim yarin. …………………….İş çıkışı Babanın yeri. ..Geç orayı içki yok bugün. Hemşerim birahanesi. Girme oraya değişmelisin. Dertliler bari.. Dur ayaklarim durun girmeyin! Herşey bir kadehle başlıyor. Doldur bir kadeh daha şişko Naci. Bu aksam içeceğim uçacağım. Ve sonsuzda Sevdayıı tutacağım. ...Şoför bey karşıya Üsküdar'a sür. -Üsküdar'a gider iken aldıda bir yağmur. Boğazdan yavaş geç doyasıya bakayım. Yıkılası Istan bula. Kätibime kolalıda gömlek Ne güzel yakışır. Dur Şoför bey inecegim! Olmaz ağabey burada yasak! Allah kahretsin adam indi!? Ahh sevda Orta köy demisin. Sende benim gibimisin? Bekle sana geliyorum. Aç kollarını sana uçuyorum. Hoşcakal dünya İstanbul ve Orta köy Sizlere veda ediyorum. Tüm kaderciliğim, yoktan ligim Ve de Boktanlığımla!
|
E F E F E F E F E F E F E F E F E F E F E F E F E F E F E F E F E F |
Dilenci Kız Bu adamı? Kaçıncı kez gördün bilmiyorsun. Haftada üç gün seni gördü. Haftada üç gün sana Simit aldı. Haftada üç gün sana üç para verdi. Temiz yüzü, temiz elbisesi... Ve gözlüğü vardı. Temiz yüzün parlak gözlerin ardında, Vahşetin olduğunu bilmiyorsun. Yeni bir hafta,yeni haftada üçüncü gün. Yine o Adam,! Temiz yüz, temiz elbise, Siyah gözlük. Elinde Simit ve arabanın içerisinde. "Evladım yanıma gel"... deyişi. Amca gibi, Dayı gibi hatta baba gibi idi. Ne olduğunu? Niye olduğunu? Bilmeden yürüdün arabaya. Bilemezsin, çünkü yaşın henüz beşş! Anlayamazsın çünkü sen çocuksun.! Arabaya girdin kötülüğü duyumsadın. İlk lokma simidin boğazına kitlendi. Adamın vahşiliğini sezdin... Lakin...iş işten geçti. Adam ve senin içerisinde olduğun araba, Şehrin kalabalık sokaklarından çıkıp, Zula yollara girmişti artık. Yol sesiz, Sen sesiz, Araba sesiz iken bozdun sessizliğini. "Beni nereye götürüyorsun"? diye sorduğunda. Ağzından üç laf... Gözlerinden üç yüz damla boşaldı. "Beni geri yerime götür ne olur Amca" D e d i ğ i n d e.Simit in hamur, kirli yüzün ter temiz olmuştu. Su bulamaz iken içmeye, Göz yaşların ile abdest aldın, yıkandın. Issız bir yere araba yavaş yavaş girdi. Sağda ağaçlar, solda ağaçlar, Ortada Sen! Senin yüreğin acı, senin yüreğin korku, Senim yüreğin güm-güm atıyor. Araba durdu eli nden tutup seni dışarı aldı.Kaçmak istedin kaçamadın. Vahşice yırttı, zaten yırtık olan elbiselerini. Islak olan külotunu yırttı. Kolumu kanadını yüreğini yırttı. Ne yapmak istediğini a n l a y a m a d ı n. Sırt üstü uzatıp,üzerine çullandı. Hayvan gibi vahşice.. Acı duydun bağırdın. Elini ağzına bastığında Küçücük ciğerine, nefes gitmez oldu. Nefes alamayan yüreğin çarpmadı. Birkaç simit, üç-beş para Senin sonunu hazırladı. Kara gözlü, kıvırcık saçlı, Yırtık ayakkabılı, D i l e n c i K ı z. Davetiye Uzaktan çok uzaklardan. Oradan da uzaktan geldim. Çaldım gönül kapısını. Aldı beni içeri. Önce tanrı misafiri diyerek, Önyargısız, Yorumsuz, Dürüst. Tanıdıkça sevdik birbirimizi. Doğal, Güvenilir, Paylaşımcı. Bir etmeye karar verdik. Ayrı ayrı olan geleceğimizi. Hafta sonu düğünümüzü, Şahlanan duygularımızı. Hoş olan ananelerimizi. Halaylarımızı, horonlarımızı,. Siz candan dostlarla, Kutlamak istiyoruz. Bu umutla bizlere katılırsanız, Mastika, çiftetelli oynarsanız, Çok mutlu olacağız. Bu vesile ile şimdiden, Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz!
|
|
Home/Giris Atagold Juwelier Kitap ve yeni Şiirler Atagold Reisen