Hosgeldiniz   Efkanigdir.de   Willkommen

          Hosgeldiniz   Efkanigdir.de   Willkommen

  

       Home/Giris

  Kitap ve yeni Şiirler 

  

     Radio/Radyo

Gedichte von Efkani

   Atagold Juwelier

 

 Atagold Reisen

  Atagold Kosmetik

    Gästebuch/

  Ziyaretci Defteri.

  

      Musik

    

     Önemli bilgiler

   Kontakt/İletişim

    

Menschen Rechte...

1.Wir alle sind von Geburt

an frei und gleich an Rechten.

2.Niemand darf grundlos unterschiedlich behandelt

 werden.

4.Sklaverei ist verboten.

11.Unschuldig bis zum

 Beweis der Schuld.

12.Das Recht auf Privatleben.

17. Unser Eigentum.

18.Gewissens-und Glaubensfreiheit.

19.Meinungs-und Redefreiheit.

 

    

     Ben, Efkan İğdir

Bin dokuz yüz altmış üç yılı.

Bir nisanda gece yarısı.

Erkek çocuk müjde babası,

Ağlarken merhaba dostlar.

 

İlki kız ikinci bir erkek.

Sevmişler beni övünerek.

Yusuf un ocağı tütecek.

Derlerken, merhaba dostlar.

 

Kahramanmaraş'tan yuvaya.

Gurbet ellerden Malatya'ya.

Yolculuk uzun ve zordu ya.

Göçerken merhaba dostlar.

 

Hem şımarık hem de yaramaz.

Şıp sevdiydi, tembellik etmez.

Aşksız insan insan sayılmaz.

Derken merhaba dostlar.

 

İlkokul ortaokul bitti.

Kavgalı döneme gelindi.

Deniz Gezmiş hakka yürüdü.

Üzülürken merhaba dostlar.

 

Lise değil savaş alanı.

Demirel başlattı talanı.

Cahilliktir bunun nedeni.

Derken merhaba dostlar.

 

Askerler geldi durum kötü.

Astı solu ve Atatürk'ü.

Buda yüzyılın rezaleti.

Fişlenirken, merhaba dostlar.

 

Çare okuyup Eren olmak.

İlim Çin dede olsa bulmak.

Üniversiteye başlarsak.

Umutlanırken, merhaba dostlar.

 

Öğrendim, sınavı kazandım.

Edison u Kirschhoff u tanıdım.

Bir Türk alime rastlamadım.

Ararken, merhaba dostlar.

 

Seksen üç de babamız öldü.

Altı çocuk şimdi yetimdi.

Dost düşman o an belirlendi.

Yastayken, merhaba Dostlar.

 

Fizikle dünyaya bakışım.

Adım atıp nefes alışım.

Işıklardan yaratılmışım.

İlk iken, merhaba dostlar.

 

İlk bitti ikinci başladı.

Şimdi hocam A.Einstein di.

Evren kocaman bir yıldızdı.

Öğrenirken merhaba dostlar.

 

Anadolu'm dan Avrupa'ya.

Feodallik den çağdaşlığa.

Bir dünya insanı olmaya.

Giderken merhaba dostlar.

 

Ölümler varsa olmaz neşe.

Altı yetimken düştük beşe.

Ağıtlar yazdım can kardeşe.

Tükenirken merhaba dostlar.

 

Temeli sıfır birler dedim.

Üniversiteyi üçledim.

Bill Gates i Windows' u öğrendim.

Bilgisayarcıyken merhaba dostlar.

 

Yüreğime onları kazdım

Adlarına şiirler yazdım.

Sevgili yarim canım kızım.

Derken merhaba dostlar.

 

Çok öğrendim bana sakladım.

Cahillikmiş şimdi anladım.

Duygularımı yayınladım.

Anti cahilken merhaba dostlar.

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F
K
A
N
İ

E

F

K

A

N

İ

            

          So wie Du

Unsterbliche Liebe, heilige Harmonie,

Verbotene Zärtlichkeiten und

zu weit gehende Wüsche,

Unstillbares Verlangen.

Die Befruchtung hat begonnen.

Es war Sommer im Juli, bei tag

am trüben Bach.

Zwischen durch rotliche Hagebutten

 Dorngestrüpp.

Zwischen durch rötlicher Himbeerbusch.

Wegen der Dornen haben wir zwei

Verliebte überall geblutet.

Kurze Zeit später war das Embryo da,      

Es fühlte sich wohl in der Gebärmutter.

genährt von der Plazenta...

        So wie bei Dir...

Während die Welt sich um mich dreht,

Entsteht mein liebevolles Herz,

Die Hände, die meine Liebe umarmt.

Die Füße, mit denen zu dir komme.

Zwanzig Wochen später konnte man

mich schon erkennen.

Ich war perfekt ausgebildet...

Ich hatte meinen eigenen Mund,

meine eigene Nase.

Ich hatte meine eigene Augen, Ohren,

Lippen und Wille.

             So wie Deine...

Dritter, fünfter siebter und neunter

Monat sind schnell vorbei...

Aus ein paar Mikrometer wurden

50 Zentimeter,

Aus ein paar Milligramm wurden

Kilogramm.

Ich war schon groß. Ich konnte hören,

Ich konnte fühlen und hungrig sein...

Ich konnte die Streicheleinheiten

 wahrnehmen,

Die meine Mutter mit schickte.

 Die Zeit ist gekommen.

Nach der in einer langen und

 schmerzhaften Nacht,

Ich verließ die Geborgenheit.

Erst mein Kopf, dann meine

 Schultern,

Am Ende kamen meine Füße raus.

Ich war da...!

Mit Flüssigkeit, mit Blut und  mit  Geschrei.

Aber ohne Sünde, ohne Schuld

 

    und Frei.        So wie Du...

            -----------------

               Sen Gibi

Ölümsüz aşk, kutsal sevda,

yasak ilişkiler!

Ve kabaran istekler sonucu,

Atılmış tohumlarım.  S e n g i b i.

Yaz mevsimi temmuz ayı,

o ayın herhangi bir gününde.

O bulanık akan dere kenarında,

Kırmızı  Kuşburnuların,

Kızıl Karumuk çalılıklarının arasında.

Al kanlara boyanmış ,iken bedenler,

Çiftleşme bitmiş döllenme başlamış.

Az olan hücreler kısa bir sürede...

Onlar,yüzler,milyonlar olmuşlar...

Sonra yapışmışım anneme oluşturmuşum

 Plasentamı,S e n  g i b i.

Döndükçe Dünya, önce sevgi dolu   kalbim,

Sonra seni saracak ellerim,

Daha sonra sana koşacak ayaklarım oluştu.

Yirmi haftalık iken şaşılacak

Bir şekilde tanınır oldum.

Perfektleşen yapımda, Ağzım, burnum,

Gözüm ve dudaklarım vardı.

S e n  g i b i.

Üç beş yedi ve dokuzuncu aylar geçti.

Birkaç mikrondan elli Santimetreye,

Bir kaç gramdan binli gramlara eriştim.

Büyümüştüm, duyuyordum,               görüyordum.

Annemin gönderdiği sevgi paketlerini

algılıyordum artık.

Uzun ve sancılı bir geceden sonra.

İki Ebe bir doktor yardımıyla,

Yırttım Plasentamı önce başım,

sonra omuzlarım,

Daha sonra ayaklarım çıktı dışarı.

Kan ile, sıvı ile bağırtı ile.

Ama günahsız, suçsuz, özgür.

             S E N G İ B İ...

                    Home/Giris        Atagold Juwelier          Kitap ve yeni Şiirler          Atagold Reisen